İntra uterin (Rahim içi) gelişme geriliği (İUGG) terimi genel olarak doğum anında çocuk ağırlığının gebelik
haftasına göre %10′un altında olmasıdır. Bu miadında doğumlarda bebek ağırlığının 2500 gramın altında olması anlamına gelir. Gebeliklerin %3-7′sinde görülür. İUGG’de bebek, anne rahminde gerekli gelişimini ve kilo alımını yapamamıştır. Bebek hayatı ve gelişimi ciddi tehlike altına girer.
İUGG tanısını koymak için bebek ağırlığının haftasına göre %10′un altında olması ve buna sebep olabilecek bir hastalığın bulunması gerekmektedir. Tek başına düşük doğum ağırlıklı bebek İUGG tanısı koydurmaz. Bazı bebekler gebelik haftalarına göre düşük doğum ağırlıklıdır, ancak bu durum herhangi bir devamını oku…
Bebek sahibi olmak için en uygun yaşlar 20 ile 30 arasıdır. Fakat kadınlarınçalışma hayatı içerisinde daha
fazla yer almaya başlaması ile birlikte, gebelikler giderek daha ileri yaşlara ertelenmektedir. Günümüzde bir çok kadın ilk doğumunu 30′ lu yaşlarda yapmaktadır.
Anne yaşının ilerlemiş olması, bazı riskleri de beraberinde getirir. Anne adaylarının 35 yaş ve üzeri olması durumuna ‘İleri Anne Yaşı’ diyoruz. Bu tip gebelikler daha yakından ve özel bir takip gerektirir.
35 yaş üzeri anne adaylarında; devamını oku…
Gebelik sırasında aşı uygulanması gelişmekte olan fetus için teorik risk taşımaktadır. Kullanımdaki aşıların
fetus üzerinde olumsuz etkileri bulunduğuna ilişkin herhangi bir kanıt olmamasına karşın, gebe bir kadın sadece aşının zarar vermesinin pek olası olmadığı durumlarda, hastalığa maruz kalma riski yüksek olduğunda ve enfeksiyonun anne ve fetus için önemli risk oluşturacağı durumlarda aşılanmalıdır. Gebelik sırasında aşı yapılacaksa, bunun mümkünse ikinci veya üçüncü trimestre kadar ertelenmesi olası teratojenite konusundaki endişeyi en aza indirebilecek akılcı bir önlemdir.Haemophilus influenza Tip B (Hib) konjugatı ve inaktif poliovirus aşısı (IPV) dahil bu yaş için rutin olarak devamını oku…
Yapılan araştırmalar anne adaylarının % 66 – % 90′ının en azından bir besine aşerdiğini % 50 – %85 kadının
da en az bir besinden iğrendiğini gösteriyor. gebelikte aşermenin ilk üç ayda yoğun olması, hormonal değişikliklerin en fazla ilk üç ayda olmasıyla açıklanabilmektedir.
Yemeklerden iğrenme ya da aşerme sadece hormonlarla açıklanmamaktadır. Uzun süredir kabul gören bir kuram da bunların vücudumuzdan gelen duyarlı sinyaller olduğudur. Bir şeyden hoşlanmadığımız zaman genelde vücudumuz için kötüdür, ya da aşırı istek duyduğumuz şey o an vücudumuzun gereksinimi olanıdır. Yemeklerden iğrenmeyi ya da aşermeyi yok sayamazsınız. devamını oku…
Önceleri, ödem (dokularda aşırı sıvı birikmesine bağlı şişme) gebelik teolası birtehlike işareti olarak kabul
ediliyordu. Artı hekimler hafif şiddetteki ödemin gebelikte beden sıvılarındaki normal ve gerekli bir artışa bağlı olduğunu biliyorlar. Preeklampsiyi düşündürecek başka belirtiler yoksa, ayak bileklerinde ve bacaklarda biraz şişme tümüyle normal kabul ediliyor. Aslında, kadınların %75′inde gebeliğin bir döneminde bu türden bir ödem gelişir. Sıcak havalarda, günün sonunda veya uzun süre oturduktan ya da ayakta durduktan sonra ödem gelişmesi oldukça sıktır. Çoğu kadın şişliklerin ertesi gün ya da birkaç saat yattıktan sonra büyük ölçüde kaybolduğunu fark eder. devamını oku…

Hormon bozukluğu nedir
Polikistik over hastalığı adet düzensizliği, kıllanma, istendiği halde gebe kalamama şeklinde belirtileri olan bir hastalıktır. Bu belirtilerin birkaçı veya tamamı birarada bulunabilmektedir. Hastalığa yumurtalıklarda yer alan çok sayıda kist sebep olmaktadır.Bu durumda da yumurtalıkla normalin 2-5 katı büyür.
Hastalığın ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salgılayan hipotalamus, hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı yanıt vermekte ve luteinizan hormon salgısı artmaktadır. Bu hormon yumurtalıkları uyararak aşırı erkeklik hormonu devamını oku…

Bebek yapmak için çok seks yapmak zorundamıyız
Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Aydın Arıcı ve Fertijin Kadın Sağlığı Merkezi’nin Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, doğurganlık için kadın ve erkek nasıl seks yapmalı konusunu tartıştı.
Prof. Dr. Aydın Arıcı: “Her gün ilişkiye girmeyin, baba olma şansınız düşer”
Çocuk isteyen çiftler ne sıklıkta ilişkiye girmeli?
Çiftlerin hamilelik mucizesini gerçekleştirme şansı her ay yüzde 30′dur. Tabii ki düzenli ilişki kurmak kaydıyla… Düzenli demek, her fırsatta ilişki demek değil. Bir gün arayla ya da iki-üç günde bir, bu işin kararıdır. Yani her ilişkiden sonra bir gün devamını oku…